Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Mutluluğu beraberce ömür boyu yaşatacak, sıcacık bir yuva kurup hayatı hep paylaşacak; kırılan temiz kalbimi heyecandan durduracak, yalnızca benim olacak bir sevgili istiyorum, yalnız benim olacak bir sevgili istiyorum.
Sen, rüzgarı koynuna alarak gitmiştin. Ben bir ömre sığdıramazken aşkı; Yeminlerini ıslak yağmurda kurutup Anılarımızı kibritsiz yakarak gitmiştin.
Giderken söyleyemediğim , Tek bir cümle için yollara düştüm. Hep seni aradım ıssız köşelerde. Yağan yağmura kafa tutacak, Yalnızlığımı nefesimde yakacak, Cüretkâr bir yangın aradım durdum içimde... Son cümlemi söylemek için, Uçurumlara düştüm sisli gecelerde. Umutlarımı duvarlara çarpacak , Seni seven kalbimi yakacak oldum. Ama. Ateşi saklayan dağ gibi sustum. Karanlığı besleyen bir çığ gibi, Yutkundum içimde kanayan çığlıkları. Çünkü, ömür boyu susacak kadar Seviyordum seni. Rüzgar ince ince okşardı terli sırtımı. Fırtınalar ise usul usul ovardı kanayan yaramı. Sabrımı sınıyordu kanlı pusular. Belki de bu sabrım yetmeyecekti Sana kavuşmama... Pes etmedim yalnızlığına. Ve kaybolsam bir an yollarında; Tanıdık bir ayaz aradım durdum. Güneşe mevzilenmiş sabahın koynunda. Dizlerimin feri kalmadı karanlıklarında. Tükettim yollarında çocuksu düşlerimi. Son nefesimde söylüyorum artık. Sana ıslanmış birkaç cümleyi...
Gökkuşağında yaşamak için, İliklerine kadar ıslanmak gerekirmiş.” Seni yaşamak, Her nefesine ölümü sığdırıp İki gülüşünle hayata bakabilmekmiş...